Bozkurt NET{ Bozkurt NET
  Tıklayın kayıtlı kullanıcı olun
Ana sayfa ::Hasabınız :: Forumlar :: Makaleler :: İndir :: İletişim :: KURALLAR
alt1 alt1 alt1
alt1 alt1
alt1
Atatürk
Başbug
Atsız´ın Mektupları
Bozkurt
Tarihte Türkler
Osmanlı Sultanları
3 Mayis
Türk İslam Ülküsü
Ülkücü Hareket
İslam
Türk Büyükleri
12 Eylül
Dokuz Işık
Kızıl Elma
Doğu Türkistan
Türk Dünyası
Şiirler ve Marşlar
Ülkücü Şehitler
Ülkücüye Mektuplar
Sorular ve Cevaplar
Komünizm
Videolar
Müzikler
Postakartı

alt1 alt1
alt1
 Haber :
 Haber Ekle
 Haber Arşivi
 Arama
 Konular
 Baskıya hazırla
 Üyeler :
 Hesabınız
 Günlük
 Üye Listesi
 Özel İletiler
 ICQ Servisi
 Servisler :
 Kur'an-ı Kerim Meali
 Resim Galerisi
 E-Kart
 Dosyalar
 Müzikli Postakartı
 Cep Melodileri
 İletişim :
 Forumlar
 Bozkurtlar 100
 Bize Ulaşın
 Bizi Önerin
 Dökümantasyon :
 Makaleler
 Fikir ve Tarih Dünyası
 Kısa Nükteler
 Şairler ve Şiirler
 İzlenimler
 Ansiklopedi
 Dosyalar
 Dosya Ekle
 Popüler
 İlk 10
 Bağlantılar
 

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1
AB'YE HAYIR

alt1 alt1
alt1
Makaleler
·Meluncanlar ve Biz
·Türk Tarihi ve Türk Adı
·Amerikan Genç Hristiyanlar Cemiyeti (Y.M.C.A.) ve Amerikan Kolejleri
·SEVR YASALARI MECLİS’TEN GEÇİRİLEREK TÜRKİYE YENİ BİR KURTULUŞ SAVAŞINA BAŞLAMAK MECBURİYETİNDE BIRAKILDI!
·ABD, Alenî Bir Düşman Haline Gelmiştir!
·Dedelerimiz Oğuzlar Çıkmış Yola Aral Kıyısından
·Avrupa Birliğine neden hayır.. Jeopolitik Yaklaşım
·Noel Üzerine
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -1-
·Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri
·Gümrük Birliği Anlaşmasının Anayasanın Başlangıç Kısmına Aykırılığı -2-
·Kıbrıs'ın Türkiyesiz AB üyeliği mümkün mü?
·Avrupa Birliği ve Kıbrıs Konusu
·Internet mi, İnternet mi?
·DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK (Gaspıralı ve Türkistan)
·İSMAİL GASPIRALI'NIN FİKİRLERİ
·Türkler ve İslamiyet
·Alparslan Türkeş'in Din Anlayışı ve İslama Bakışı
·Gök Tanrı
·Şamanizm Meselesi
·Ruhban Okulu neden açılmamalı?
·Ruhban Okulu
·Çanakkale Savaşları
·Türk Kültüründe Nevruz ve Milli Birlik-Beraberlik
· Sovyetler Birliği’nin Çöküşü ve Yeni Rusya Çeçen Mücadelesi
·Türkçenin Anadil Olarak Dünyadaki Yeri
·Masonların Kirli İşleri
·Gümrük birliği mi; sömürge antlaşması mı?
·17 Ağustos 1999 Depremi ve gizlenen gerçekler

alt1 alt1
alt1

alt1 alt1
alt1

alt1
Bozkurt NET :: Başlığı Görüntüle - Bu konferans kanunsuz !
  Link 1Ana sayfa | Link 2
Arama       


Bozkurt NET
Bozkurtların Yuvası
 

Forumlar Gruplar Gruplar Hesap Aç Oturum Aç  

  

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar İleti
Alper_Tunga72
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Feb 04, 2005
İletiler: 665
Şehir: TC-İzmir

İletiTarih: Pzr Eyl 25, 2005 10:14 pm    ileti konusu: Bu konferans kanunsuz ! Alıntıyla Cevap Gönder



Hukukçular Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Kemal Kerinçsiz, ''Boğaziçi
Üniversitesi'nde yapılması planlanan konferansa ilişkin İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin aldığı yürütmeyi durdurma kararının halen geçerli olduğunu'' savundu.

Kerinçsiz, ''Şimdi bu haliyle bu toplantının yapılması mümkün değil, gayri meşru toplantı, kanunsuz bir toplantı, hukuksuz toplantı. Sadece söyledikleri şu; 'binayı değiştirdik'. Bina değişikliği ile bir toplantının yapılması mümkün değil. Kararın içeriğinde toplantının iptali söz konusu. Binanın iptali değil"dedi.

Hukukçular Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Kemal Kerinçsiz, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin ev sahipliğinde Dolapdere Yerleşkesi'nde başlayan ''İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları'' başlıklı konferansın durdurulması için İstanbul Emniyet
Müdürlüğü'ne dilekçe verdi.

İstanbul Valiliği'ne saat 08.00'de gelen Kerinçsiz, yaptıkları başvuru üzerine İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararı vermesinin ardından dün Bilgi Üniversitesi'nin ev sahipliğinde 24-25 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilmesi kararlaştırılan konferansın durdurulması talebiyle dilekçe vermek istedi.

''Valilik'te yetkili olmadığının söylendiğini'' ifade eden Kerinçsiz, daha sonra Eminönü İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne gitti. Buradan da İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yönlendirilen Kerinçsiz, konferansa ilişkin yürütmeyi durdurma kararı ve Bilgi Üniversitesi'ndebaşlayan konferansın durdurulması talebini içeren dilekçeyi Güvenlik Şube Müdürlüğü Nöbetçi Amirliği'ne verdi.

Avukat Kerinçsiz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Boğaziçi Üniversitesi'nde yapılması planlanan konferansa ilişkin İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin aldığı yürütmeyi durdurma kararının halen geçerli olduğunu'' savunarak, şunları kaydetti: ''Şimdi bu haliyle bu toplantının yapılması mümkün değil, gayri meşru toplantı, kanunsuz bir toplantı, hukuksuz toplantı. Sadece söyledikleri şu; 'binayı değiştirdik'. Bina değişikliği ile bir toplantının yapılması mümkün değil. Kararın içeriğinde toplantının iptali söz konusu. Binanın iptali değil. Normalde, kanunsuz olan bir toplantının durdurulması gerekir. Bizim talebimiz buna yönelikti. Yapılması gereken artık bu toplantınıniptali.''


----------------------

Bu ülkede demokrasi 50 yıl önce 'her mahalleye milyoner' vaad eden cinstendi.Bugün demokrasi yanına hukuk, özgürlük gibi kavramlar eklendi ve bu kavramların içi boşaltıldı.(Bir öneri; bundan sonra böyle insanların demokrasi, hukuk gibi kavramları kullandığı yazılarda alıntı yaparken bu kavramların önüne -sözde- ibaresini ekleyelim.)
Bugün bu kavramlar bankada emekli maaş kuyruğunda, hastanede ilaç kuyruğunda çile çeken insanlara değil; teröriste,kalemi satın alınmış yazar,prof. vb varlıklara ve de hırsızlara hortumculara yarıyor.

Gerçek demokrasiye, gerçek hukuka taban tabana aykırı olan bu toplantı 'düşünce özgürlüğü' çerçevesinde değerlendirilemez.Çünkü ortada bir düşünce yoktur.Sadece kusulan kinler, halkı galeyana getirme çalışmaları vardır.
Toplantı bugün bitti kusacaklarını kustular.Ancak gerek toplantıda gerekse dışarı da tepkiler tabii ki vardı -ve olacak da-
İşte tepkiler..
--------------------

Tarih Kurumu'ndan tepki

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, her türlü tartışmaya açık olan toplantıların bilimsel olacağını, aynı düşünceden insanların biraraya gelip aynı şeyleri tekrar etmelerinin, herhangi bir muhalif düşünce olmadan yapılan konuşmaların bilimsel olamayacağını söyledi.

Konferansın siyasi nitelikli olduğunu söyleyen Halaçoğlu, "diaspora savunucuları, soykırım konusunun tartışmayı bile kabul etmeyecek ölçüde gerçek olduğu iddiasındalar. Önyargı ile yaklaşırlar. Bu toplantıda da, 'resmi söylemi kabul etmiyoruz, onların zaten ne söylediğini biliyoruz' diyorlar. Diaspora da aynı şeyleri söylüyor. Demek ki buradaki toplantı, diaspora Ermenileri'nin toplantılarının Türkiye'deki bir uzantısı'' dedi.
-------------------------

Dinleyiciler arasında yer alan, ABD'de lobi faaliyetlerinde bulunan 'Turkish Forum' üyesi olduğunu söyleyen Fatma Sarıkaya adlı bir kadın, Bilgi ve Boğaziçi üniversiteleri rektörleri konuşurken sözlü müdahalede bulundu.

Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın Uğur'un sözlerini ''özerklik yetmedi mi? Şimdi bir de başımıza fikir özgürlüğü konusu mu çıkardınız?'' diyerek kesen Sarıkaya, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal'a da ''teröristler ne zaman bilim adamı oldu?'' dedi.

Sarıkaya, ''Ermenilerin kaybı inkar edilmiyor. Ölülerimize hep birlikte ağlamamamız gerginlik çıkarıyor. Türk devleti ile kavgası olanlara Ermeni vatandaşların ihtiyacı yok. Onlar mı tercih etti bunu? Bugün gördüğüm, araştırmacılar ile iddialarını ispat etme gereği görmeden politikacıları alet ederek oldubittiye getirmek isteyenler arasındaki gerginlik'' dedi.

Fatma Sarıkaya, ayrıca Fransız üniformasıyla talim yapan Ermenilerin yer aldığı fotoğrafın bulunduğu belgeyi de gösterdi.
----------------------
Dinleyiciler arasındaki Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Budak da, konuşmacılara ''Türkiye'de resmi söylem ölümleri inkar etmiyor. Siz Müslüman kayıplarla ilgili de söz edecek misiniz?'' diye sordu.
----------------------------------------------------------------------
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM
Alper_Tunga72
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Feb 04, 2005
İletiler: 665
Şehir: TC-İzmir

İletiTarih: Pzr Eyl 25, 2005 10:21 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Ayrıca Prof.Dr.İlhan Çuhadaroğlu'nu da kutlamak lazım.

----------------------------
“İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” konulu konferansın 9. oturumuna dinleyici olarak katılan ve kendisini Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Kurucu Dekanı olarak tanıtan emekli öğretim görevlisi Prof. Dr. İlhan Çuhadaroğlu ile toplantının hazırlık komitesi üyeleri arasında tartışma yaşandı.

Prof. Dr. Çuhadaroğlu, Bilgi Üniversitesi Dolapdere Yerleşkesi'nde devam eden konferansın öğleden sonra yapılan “Ermenilik Halleri” konulu oturumunun sonunda söz aldı.

Forumda bir ağıt havası hissettiğini, neredeyse mendilini çıkarıp gözyaşlarını sileceğini kaydeden Prof. Dr. Çuhadaroğlu, “Kendimi acaba Bulgaristan'daymışım, Yunanistan'daymışım gibi hissettim” dedi.

Bunun üzerine salondakiler, Prof. Dr. Çuhadaroğlu'nu alkışlarla protesto etti. Prof. Dr. Çuhadaroğlu'nun konuşmasını devam ettirmesi üzerine salondan “Soru sorun” şeklinde müdahale edildi. Prof. Dr. Çuhadaroğlu'nun sözlerini sürdürmesi üzerine dinleyicilerden bir kısmı salondan çıktı.

Bu arada sözlerini sürdüren Prof. Dr. Çuhadaroğlu, toplantının tek taraflı olduğunu ve karşı söz söyleyeceklere söz hakkı verilmediğini öne sürdü. .

Bunun üzerine Oturum Başkanı Prof. Dr. Nükhet Sirman, Prof. Dr. Çuhadaroğlu'na tekrar “Sorularınızı sorun” şeklinde müdahale etti.

Prof. Dr. Çuhadaroğlu, “Toplantıyı yapma amacınız bize konuşma hakkı tanımıyor diye. Oysa bana bu salonda konuşma hakkını tanımıyorsunuz. Eğer bana tahammül ediyorsanız iki dakika müsaade edin konuşayım. Dinlemeye alışacaksınız” dedi.

Bunun üzerine Prof. Dr. Sirman, toplantıyı sona erdirdiğini açıkladı.

Prof. Dr. Çuhadaroğlu'nun konuşmasını sürdürmesi üzerine bir süre sonra mikrofon kapatıldı.

Bu arada Prof. Dr. Çuhadaroğlu'nun “İsviçre'de kanun çıkarıldı. Hanginiz buna karşı çıktınız?” demesi üzerine, toplantının hazırlık komitesinden Doç. Dr. Halil Berktay “Yalan söylüyorsun” dedi.

Prof. Dr. Çuhadaroğlu da “Sensin yalancı” diyerek karşılık verdi.

Prof. Dr. Çuhadaroğlu'nun sözlerini devam ettirmesi üzerine yine hazırlık komitesinden Doç. Dr. Cemil Koçak “Edepsiz” diye bağırdı. Bunun üzerine Prof. Dr. Çuhadaroğlu da “Edepsiz” diye cevap verdi.

Prof. Dr. Çuhadaroğlu, daha sonra güvenlik görevlileri eşliğinde salondan dışarı çıktı.

Çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Çuhadaroğlu, toplantıya davet edilmediğini, profesör olduğunu söyleyip salona girdiğini kaydetti.

Toplantıda hep tek taraflı konuşmaların olduğunu, soykırım konuşulmayacak denildiği halde mecazi anlamda bu konunun, ayrıca Kürt meselesinin de gündeme geldiğini söyledi.

Prof. Dr. Çuhadaroğlu, “Tarihimizi çiğnemeye kimsenin hakkı yok. Ermeniler milletvekili de oldu, her yere girdi. Urfa'da, Erzurum'da Türkler de katledildi. Türkler'in ana babası yok mu? Ben bir Yugoslav muhacirinin oğluyum” diye konuştu.

Prof. Dr. Çuhadaroğlu, konferansı terk ettiğini sözlerine ekledi.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM
kurthan35
Yeni Üye
Yeni Üye



Kayıt: Aug 29, 2005
İletiler: 59
Şehir: Türkiye-İzmir

İletiTarih: Pts Eyl 26, 2005 8:56 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Allahın selamı üstünüze olsun kardeşlerim,

Afferin bizim bilim adamlarına ne güzelde tartıştılar sözde ermeni soykırımını değil mi?!!! Bilim adamı ya bunlar şimdi gelsin avrupadan övgüler hadi bakalım!!! avrupa veriyor ya bunların ekmek paralarını!!!!

Nedense 90 yıllık bir olayı karıştırmayı bilimsellik olarak adlandırıyorlarda,bugün TELAFERDE yaşanan katliamı ve yakın tarihte KIBRISTA yaşanan katliamı, ermenilerin HOCALI da yaptıkları katliamı bilimsel(!!!!!!) bulmuyorlar galiba....
Helal olsun size!!!! siz devam edin bu yolda madalya takacaklar çünkü size,ama şunu unutuyorlar.....:
HESAP GÜNÜ GELDİĞİNDE MADALYA BEKLEDİKLERİ O ELLER AND OLSUN Kİ ONLARI KURTARAMAYACAK....

şimdilik yazıyoruz bir tarafa, ALLAH(c.c) büyük günü geldiği zaman mutlaka HESAP SORULUR...!!!

Sanmayın ki bu vatan sahipsiz,sanmayın ki İZLENMİYORSUNUZ........Günü geldiği zaman (ki mutlaka gelecek) Allah sizin yardımcınız olsun tabi inancınız varsa...!!!!


...............ve sıyrıldı kınından tam 50 bin BESMELE
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
kurtoglu1919
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Dec 03, 2004
İletiler: 940
Şehir: AVUSTURYA/VIYANA

İletiTarih: Pts Ekm 03, 2005 11:47 am    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

03.10.2005
Katliam yaptık yıktık, övünecek bir şeyimiz yok


Doğu Perinçek, Ermenistan’ın ilk başbakanı Kaçaznuni’nin 1923’te Bükreş’te yapılan Taşnak Partisi Kongresi’ne sunduğu raporu açıkladı.


Kaçaznuni raporda, ‘İntihar etmeyi öneriyorum. Partiyi dağıtalım yoksa bizi şerefsizlik bekliyor’ demiş.

İŞÇİ Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, sözde Ermeni soykırımı iddialarına, Ermenistan’ın ilk Başbakanı Hovannes Katchaznouni’nin (Kaçaznuni) 1923 yılında Bükreş’te yapılan Taşnak Partisi Kongresi’ne sunduğu ve Rus arşivlerinden çıkan raporuyla yanıt verdi. Raporun Ermenistan’da yasaklandığını, batı ülkelerinin kitaplıklarından da yok edildiğini vurgulayan Perinçek, Katchaznouni’nin İngiliz himayesindeki Ermenistan devleti kurulduğu zaman 1918 Temmuz ayından 1919 Ağustos ayına kadar hükümeti yöneten ilk başbakan olduğunu da ifade etti. Perinçek, Katchaznouni’nin 1923 yılında Bükreş’teki Taşnak Partisi Kongresi’ne sunduğu raporda özetle şu ifadelere yer verildiğini belirtti:

SEVR’DEN KÖR OLDUK

‘Savaştan önce ve savaş koşullarında Rus Çarlığı’na kayıtsız şartsız bağlandık. Emperyalistlerin önümüze koyduğu ‘denizden denize Ermenistan’ gibi hayali bir amacın peşine düştük. Silahlı gönüllü birlikleri oluşturmamız hataydı. Terör eylemlerimiz batı kamuoyunu kazanmaya yönelikti. Karşılıklı Müslüman ve Ermeni kırımları oldu. Güç dengesi Türkler’in lehineydi, macera yaptık. 1915 yılı yazında ve güzünde uygulanan tehcir (zorla göç ettirme) Avrupalı diplomatların bize söz verdiği bağımsız Ermenistan hayalimizi suya düşürdü. Türkiye ne yaptığını çok iyi biliyordu. Bugün pişmanlık duyması için hiçbir neden yok. Sevr Antlaşması gözlerimizi kör etmişti. Sevr yerine, Türkler’le anlaşsaydık çok şey kazanırdık. İngilizler karşılıklı katliamları kışkırttı. Müslüman bölgelerinde düzeni sağlayacak idari önlemler alamadık, silaha sarılmak zorunda kaldık, ordular gönderdik, yıktık ve katliamlar gerçekleştirdik. Türkler savunma güdüsüyle hareket ettiler. Övünülecek hiçbir işimiz yok. Kendi dışımızda suçlu aramayalım. Evet, intihar etmeyi öneriyorum. Taşnak Partisi’nin artık yapacağı hiçbir şey yok. Partiyi dağıtalım. Bu kararı almazsak, bizi yıkım ve şerefsizlik bekliyor’

Ani’de Türk-Ermeni bayrak savaşı

KARS’ta bu yıl 2’ncisi düzenlenen Kafkas Kültürleri Festivali etkinliklerine katılan Ermenistan Halk Dansları Ekibi, Ani Harebeleri’ni gezerken surlar üzerine çıkarak kendi ülkelerinin bayraklarını salladı. Bunun üzerine sınır güvenliğini sağlayan Mehmetçikler de Türk bayrağını surlara asarak fotoğraf çektirdi. Halk dansları ekipleri, Ani Harabeleri’ndeki gösteri ve gezilerinin ardından Kars’a döndü.





arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için




Yorum Sayısı: 3 / 18 Yorumlarınızı Yazınız diğer yorumlar >>>


zehra uyar 03.10.2005 - 10:58
medyanın büyük bölümü Doğu Perinçek'i es geçse de ben kendisini yürekten kutluyorum.Utanmadan ermeni soykırımı yaptık diyenlerin bakalım yüzleri kızaracak mı?Teşekkürler Sayın Perinçek.



hasan toros 03.10.2005 - 10:20
Sayın Doğu Perinçek'i kuyluyorum.Ermeni konferansı düzenleyenler bakalım ne diyecekler.Bu belge bütün dünyaya duyurulmalıdır.



Hasan Keyif 03.10.2005 - 09:54
Tanıdık bir senaryo tanıdık bir oyun. Geçmiş de Ermenilerle oynamışlar , şimdi PKK yanlıları ile oynuyorlar. Merak ediyorum acaba ne zaman bu lanet sömürgeciler aynı topraklar üzerinde yaşayan insanları birbirine kırdırmakdan vazgeçecekler ya da bizim insanlarımız ne zaman gözlerini açıp bu oynanan o...devamı

http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~1@nvid~639155,00.asp#
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder MSNM
enderduman
Yeni Üye
Yeni Üye



Kayıt: Oct 01, 2005
İletiler: 11

İletiTarih: Pts Ekm 03, 2005 3:19 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Düzenlenmiştir

En son enderduman tarafından Pzr Mar 23, 2008 4:58 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
kurtoglu1919
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye



Kayıt: Dec 03, 2004
İletiler: 940
Şehir: AVUSTURYA/VIYANA

İletiTarih: Cum Ekm 07, 2005 8:59 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ANA SAYFA




Tartışılan konferansta söz düellosu

Aylardır konuşulan Ermeni Konferansı şu sıralarda İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin Dolapdere Yerleşkesi'nde sürüyor. Toplantıda bir bildiri sunan Doç. Dr. Halil Berktay, “soykırım mıydı, değil miydi?” tartışmasını bir kenara bırakıp, 1915-16'da ne yaşandığını anlamaya çalışalım derken, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, toplantının bilimsel değil siyasi ve ideolojik bir nitelik taşıdığını öne sürdü.

Başlığı “İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” olarak değiştirilen konferans, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde başladı.

Üniversitenin Dolapdere Yerleşkesi'nde düzenlenen konferans dolayısıyla, sabah erken saatlerden itibaren yerleşke ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı.

Yerleşke girişini kapatan polis, sadece davetiyesi olanları binaya aldı. Girişte de davetiyesi olan katılımcıların isim kontrolü yapıldı.

Bu arada, konferansın hazırlık komitesinde görev alan Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Cemil Koçak, yaptığı açıklamada, toplantının adının dün akşam itibariyle değiştirildiğini ve bu şekilde düzenlenmesinin uygun görüldüğünü söyledi.

Doç. Dr. Koçak, “isim değişikliğinin mahkeme kararıyla ilişkili olup olmadığı” yolundaki soru üzerine, “Değiştirmeyi uygun gördük” dedi.

HALİL BERKTAY: NELER YAŞANDIĞINI ANLAYALIM

Sabancı Üniversitesi'nden Doç. Dr. Halil Berktay, soykırım teriminin bir yana bırakılarak, 1915-1916'da ne olduğunu anlamaya çalışmak gerektiğini söyledi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin Dolapdere Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen “İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” konulu konferansın ”Sorunlara Toplu Bakış” başlıklı birinci oturumunda konuşan Berktay, ”Resmi Söylem Ne Diyor” başlıklı bildiri sundu.

Doç. Dr. Berktay, Ermeni sorununun “Türk milliyetçi tarihçiliği ve Ermeni milliyetçi tarihçiliği” kuşatmasında olduğunu dile getirerek, sorunun ciddi tarihçilerce bu kuşatmanın haricinde ele alındığını söyledi.

Sorunun “soykırım mıydı, değil miydi?” tartışmasına indirgendiğini ifade eden Doç. Dr. Berktay, bir tarafta “soykırım değildi” diyen Türk milliyetçi tarihçiliğinin, diğer yanda ”soykırımdı” diyen Ermeni milliyetçi tarihçiliğinin var olduğu dile getirdi.

Doç. Dr. Berktay, pek çok insanın 1915-1916'da ne olduğuna bakmadığını belirterek, “Soykırım' terimini bir yana bırakalım. 1915-1916'da ne olduğunu anlamaya çalışalım. Bu konferansta, 'soykırım mıydı, değil miydi' diye tartışmak söz konusu değil. Biz bu klişenin önüne geçip, olayın arkasında ne olduğunu tasvir etmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Türk milliyetçi tarihçilerinin, “bir savunma tedbiri olarak tehcire başvurulduğu” üzerinde yoğunlaştıklarını, Ermeni milliyetçi tarihçilerinin ise “tehcir ve tehciri izleyen katliamların var olduğu” üzerinde yoğunlaştığını kaydetti. Berktay, “Ortada Anadolu Ermeniliğinin yok olmuşluğu gerçekliği vardır. Anadolu Ermeniliği yok olmuştur” dedi.

Türkiye'deki resmi söylemin, “Ermeni çeteler yerel etnik temizlik savaşına geçti. Bunun karşısında tehcir uygulandı. Asla katliam söz konusu değildi. Ölümler varsa bunlar açlık, hastalık ve eşkıya eliyle olmuştur” dediğini ileri süren Doç. Dr. Berktay, resmi söylemin, ”İyi oldu, icabında gene yaparız” dediğini savundu.

Doç. Dr. Berktay, kısa bir süre önce Türk Solu adlı dergide yer alan, “Her Kürt potansiyel PKK'lıdır” zihniyetinin, geçmişteki “Her Ermeni, bir Taşnak gerillasıdır” zihniyetinin devamı olduğunu ifade etti.

Konuşmasında, aldığı tehdit ve ölüm mektuplarına da işaret eden Doç. Dr. Berktay, gelen bir mektubu okuyarak, “Türk milliyetçiliğinin, 'böyle bir olay olmamıştır' demekle, 'oldu', 'haklıydık', 'asla konuşturmayız' görüşleri arasında sıkışıp kaldığını iddia etti.

OTURUMDA SÖZLÜ TARTIŞMA

Konferansın “Sorunlara Toplu Bakış” başlıklı birinci oturumunda, konuşmacılar ile bazı dinleyiciler arasında sözlü tartışma yaşandı. Konferansın ilk oturumunun “soru-cevap” bölümüne geçildiği sırada, açılış konuşmalarına da sık sık müdahalede bulunan ve ABD'de lobi faaliyetlerinde bulunan “Turkish Forum” üyesi olduğunu ifade eden Fatma Sarıkaya, “Ermenilerin kaybı inkar edilmiyor. Ölülerimize hep birlikte ağlamamamız gerginlik çıkarıyor. Türk Devleti ile kavgası olanlara Ermeni vatandaşların ihtiyacı yok. Onlar mı tercih etti bunu? Bugün gördüğüm, araştırmacılar ile iddialarını ispat etme gereği görmeden politikacıları alet ederek oldubittiye getirmek isteyenler arasındaki gerginlik” dedi.

Fatma Sarıkaya, ayrıca Fransız üniformasıyla talim yapan Ermenilerin yer aldığı fotoğrafın bulunduğu belgeyi de gösterdi. Oturumu yöneten Prof. Dr. Ahmet İnsel ise Sarıkaya'ya müdahale ederek, “Hanımefendi kendinizi küçük düşürmeyin” dedi.

“MÜSLÜMAN KAYIPLARLA İLGİLİ DE SÖZ EDECEK MİSİNİZ?”

Dinleyiciler arasındaki Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Budak da, konuşmacılara, “Türkiye'de resmi söylem ölümleri inkar etmiyor. Siz Müslüman kayıplarla ilgili de söz edecek misiniz?” sorusunu yöneltti. Bu soru üzerine oturum konuşmacılarından Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Berktay, Türk ve Müslüman kayıplara da değinileceğini söyledi.

Doç. Dr. Berktay, “1915 tehcirine gelinceye kadar Ermeni ve Türk çeteleri arasında yerel ölçekli düşük yoğunluklu etnik savaş olduğunun bir gerçek olduğunu” kaydederek, “sadece Ermeni çetelerinin Türk köylerine saldırmadığını, Türk çetelerinin de Ermeni köylerine saldırdığını” savundu.

Doç. Dr. Berktay, 1915'te devletin emriyle yapılan tehcirde başka bir şey bulunduğunu belirterek, “Devletin korumakla yükümlü olduğu tebasının bir bölümü üzerinde hükümlü olduğu kanuni himayeyi kaldırması ve 'bunlar meşru avdır' demesi olayıdır. 'Av sezonu açılmıştır' demesi olayıdır” şeklinde konuştu.

Mustafa Budak ise böyle bir şeyin olmadığını vurguladı. Bunun üzerine Berktay, “Böyle bir şey var. Öyle evraklar var ki, bunların Teşkilat-ı Mahsusa aracılığıyla icra edilen gizli katliam emirlerinden söz ettiği son derecek açıktır” dedi.

Budak'ın tekrar yanıt vermesi üzerine Doç. Dr. Berktay, şunları kaydetti: “Soruyu sordunuz, cevap verdim. Burada konuşmacı benim. Cevabı hazmedemiyorsunuz. 'Türk ve Müslüman kayıplarından ne haber' halet-i ruhiyesi öyle bir noktaya geldi ki; Yahudi soykırımında 6 milyon Avrupalı Yahudi öldü. Almanya 2. Dünya Savaşı sırasında 7.5 milyon kayıp verdi. Yahudi soykırımı tartışmaları sırasında Alman tarihçilerin 'Alman kayıplarından ne haber' dediğini duydunuz mu?”

HALAÇOĞLU: TOPLANTI BİLİMSEL DEĞİL SİYASİ

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” başlıklı konferansın ”bilimsel bir toplantı olmadığını, siyasi ve ideolojik bir nitelik taşıdığını” kaydederek, “Toplantı, diaspora Ermenileri'nin toplantılarının Türkiye'deki bir uzantısı” dedi.

Prof. Dr. Halaçoğlu, “her türlü tartışmaya açık olan toplantıların bilimsel olacağını, aynı düşünceden insanların biraraya gelip aynı şeyleri tekrar etmelerinin, herhangi bir muhalif düşünce olmadan yapılan konuşmaların bilimsel olamayacağını” vurguladı.

“Ermeni Konferansı'nın bilimsel değil, siyasi nitelikte olduğunu” ifade eden Halaçoğlu, “Türkiye ve dünyadaki değişik ülkelerin bakış açısından değerlendirirsek, keşke böyle nazik bir konuda yapılan toplantı her türlü görüşün temsil edildiği ve tartışıldığı bir ortamda yapılsaydı” diye konuştu.

Prof. Dr. Halaçoğlu, şöyle dedi: “Bunun da, bu toplantılardan herhangi bir farkını göremiyorum. Bu toplantılarda, tek görüşün temsil edildiği bir ortam var. Diaspora savunucuları, soykırım konusunun tartışmayı bile kabul etmeyecek ölçüde gerçek olduğu iddiasındalar. Önyargı ile yaklaşırlar. Bu toplantıda da, 'Resmi söylemi kabul etmiyoruz, onların zaten ne söylediğini biliyoruz' diyorlar.”

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin konferansla ilgili yürütmeyi durdurma kararını da değerlendirerek, “Hukukla bilimin engellenmesi doğru olmaz ama bu toplantı bilimsel değil” diye konuştu.

PROF. DR. MURAT BELGE

Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Belge de, 5-6 ay süren zorluk sürecinin ardından konferansın başlatılmasının başarıldığını dile getirerek, konferansın Türkiye'de bir iç demokrasi sorunu, bir ideoloji savaşı haline geldiğini kaydetti.

Prof. Dr. Belge, “Türkiye'de demokratikleşme mücadelesi içinde, AB'ye katılım gibi kaygıların demokrasinin kod adı olarak karşılarına çıktığını” ifade ederek, dış dinamiklerin Türkiye'nin demokratikleşme yolunda adım atmasına neden olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Belge, “Demokrasiyi isteyen kitlelerin yanı sıra bir de hiç istemeyenler var. Zaman zaman kıran kırana varacak dozlarda bu mücadele devam ediyor” diye konuştu.

1915 olaylarıyla yeterince ilgilenilmediğini, meselenin ne olduğunu tartışmaktan çok, “Biz tartıştırmayız” dendiğini dile getiren Prof. Dr. Belge, “Aslında burada, geçmişi değil, Türkiye'nin geleceğini tartışıyoruz. Demokratik bir ülke olarak AB'deki ülkeler gibi yaşamaya mı devam edeceğiz, yoksa şimdiye kadarki gibi devletin güdümünde onların izin verdiği kadar konuşacak bir toplum olarak yaşamaya mı devam edeceğiz?” dedi.

Prof. Dr. Belge, “verilen kavganın bu olduğunu, İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararında 'milliyetçi cephenin sıraladığı gerekçelerin' mahkemenin kararı haline geldiğinin görüldüğünü” ifade ederek, “bir idare mahkemesinin milliyetçi cephenin gerekçelerini ciddiye alıp onu mahkeme gerekçesi yaptığını” savundu.

"FAŞİZM BİLE MAHKEMEYE GİDİYOR..."

Prof. Dr. Belge, “demokratikleşme süreci içerisinde 'AB kod adı' altında yasaların ve zihniyetlerin değiştiğini” ifade ederek, “Bir vakitler birisi telefon eder, bu toplantı yapılmazdı. Şimdi telefon edeceğine, birileri gidip mahkemeye dava açıyor. Bunların adı da sivil toplum örgütü. Bir şey değişiyor ki, faşizm bile mahkemeye gidiyor, dilekçe veriyor. Bütün bu başımıza gelenlerden sonra bir sevinç payı çıkarmamız mümkün” diye konuştu.

Prof. Dr. Belge, “konferansı gerçekleştirmek istemeyen güçlerin, bu işi bir süredir sokağa havale ettiğini” dile getirerek, ”yukarıdan telefon edip iptal ettiremeyen iktidar seçkinlerinin sokakta kendilerine müttefik bulduklarını” savundu.

“Bunun 6-7 Eylül olaylarında da denendiğini, o olaylarla ilgili açılan sergide yine aynı zevatın orada olduğunu” kaydeden Prof. Dr. Belge, “Ermeni kıyımı olmadı' dedikleri rahatlıkla, '6 Eylül olmadı' diyemiyorlar. Ama, 'size de söyletmeyiz' diyorlar” diye konuştu.

Prof. Dr. Belge, “Bilgi Üniversitesi ve Helsinki Yurttaşlar Derneği'ne, içlerinde Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Genel Sekreteri Ramazan Bakkal'ın da yer aldığı protestocuların olmadığı bir toplantının olamayacağı teklifinde bulunacağını” belirterek yaptığı espri, salondakileri güldürdü.

Prof. Dr. Belge, “Bu konferansta yaptığımız gibi, taviz vermeden, soğukkanlığımızı kaybetmeden mücadeleye devam etmemiz gerekiyor. Adam gibi yaşamaya niyetimiz varsa...” şeklinde konuştu.

ARŞİV VE BELGENİN ÖNEMİ

Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Selim Deringil de, “Ermeni Meselesi ve Arşiv: Belgenin Boğazına Sarılmak” başlıklı konuşmasında, çeşitli arşiv belgelerinden örnekler vererek, arşiv belgelerinin tılsımlı bir değnek olmadığını, belgenin tek başına istenilen yönde kullanılabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Deringil, arşiv belgelerinin “tarihçilerin olmazsa olmaz can damarı” olduğunu ifade ederek, “nihai çözüm için arşivi ortaya sunmanın kendimizi kandırmak olduğunu, belgelerin tek yanlı da kullanılabileceğini” iddia etti. Daha önce 3 günde gerçekleştirilmesi planlanan, ancak 2 güne sıkıştırılan konferans programında, birinci oturumun sona ermesinin ardından ara verilmeden ikinci oturuma geçildi.(aa)

24 Eylül 2005

Yorum Ekle

ANA SAYFA

Konuyla bağlantılı önceki yazı : Ermeni Konferansı mekan değiştirdi


Ermeni Konferansı bugün başlıyor

Mahkeme tarafından durdurulan Ermeni Konferansı’nın gerçekleştirilme formülünü Adalet Bakanı Çiçek buldu. Çiçek’in, durdurma kararının genel olmadığını belirterek, konferansın başka bir üniversitede yapılabileceğini söylemesi üzerine konu çözüldü.

BOĞAZİÇİ Üniversitesi’nde dün başlaması beklenen ancak İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nce durdurulan ‘İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları’ konferansı, bu sabah İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde başlıyor. Ortada bir mahkeme kararı olmasına rağmen toplantının yapılabilmesinin formülü ise dün Adalet Bakanı Cemil Çiçek’ten geldi. Çiçek, İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin durdurma kararının genel bir karar olmadığını, başka bir üniversite ve mekanda bu toplantının yapılabileceğini söyledi. Hükümetin bu yaklaşımı üzerine toplantının Bilgi Üniversitesi’nde bugün yapılacağı açıklandı.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder E-Posta gönder MSNM
-Baybars
Yeni Üye
Yeni Üye



Kayıt: Sep 06, 2005
İletiler: 8
Şehir: Türkiye

İletiTarih: Cum Ekm 07, 2005 9:27 pm    ileti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Aslında Avrupadaki siyasetçilerde çok iyi biliyor soykırım yapılmadığını ama ermeniler öyle propagandalar yapıyorlarki avrupalı halk bunlara inanıyor.şöyle düşünün mesela yahudi soykırımı vardır diye kabul ediyoruz ama o zamanlar oradalarda bulundukmu hayır resimlerden,filmlerden nazilerin hep yahudileri öldürdüklerini sanıyoruz.işte ermenilerde aynısını yapıyor fotomontaj,sahte veya başka ülkelerde çekilmiş fotoğrafları avrupada sergileyip insanları kandırıyorlar Atatürk'ün önünde çürümüş ermeni bebeğiyle bir resmi var ve bu resim ermenilerin avrupada insanları kandırmak için en çok kullandıkları resimlerden birisiymiş ama bu resmin yalan olduğuda kanıtlandı ve resmin orjinali bulunduğunda Atatürk'ün önünde ceset değil yavru köpekler olduğu anlaşıldı.ama avrupa ve dünyanın diğer ülkelerindeki insanlar gerçeği öğrenemiyor bu yüzdende o yalancılara inanıp türk düşmanlığı yapılıyor ve bizi sevmeyen siyasetçilerde bu soykırım saçmalığını savunup hep karşımıza çıkartıyorlar.Türkiye neden propaganda yapmıyor ve neden elimizde bu yaşanmış varsayılan olayın aksini kanıtlayan belgeler olduğu halde bu belgeleri kullanıp onların yalanını meydana çıkarmıyoruz bunu yaparsak o kandırılan insanlar doğruyu öğrenmiş olur.daha sonrada pkk denilen pisliğin gerçek yüzünüde öğrenmiş olurlar.
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel ileti gönder
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

  


 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizisilemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB

alt1
1998-2007 Bozkurt NET
alt1
1998-2010 BOZKURT NET
--------------------------------------
Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı altında dağıtılan ücretsiz yazılımdır.
alt1